Kıbrıslı İlk Kadın Şairlerden Urkiye Mine Balman ve Soyut Şiirin En Büyük Temsilcisi Fikret Demirağ, Bronz Büstleri ile Surlariçi Şehir Müzesinde! – Girne Üniversitesi
+90 392 650 26 00

Kıbrıslı İlk Kadın Şairlerden Urkiye Mine Balman ve Soyut Şiirin En Büyük Temsilcisi Fikret Demirağ, Bronz Büstleri ile Surlariçi Şehir Müzesinde!

Kıbrıslı İlk Kadın Şairlerden Urkiye Mine Balman ve Soyut Şiirin En Büyük Temsilcisi Fikret Demirağ, Bronz Büstleri ile Surlariçi Şehir Müzesinde!

Surlariçi Şehir Müzesinin, Kıbrıs Türk edebiyatına, tarihine ve kültürüne katkı yapan Kıbrıslı Türk yazarlara yer verdiği “Kıbrıs Türk Yazarları Büst Koleksiyonu”nda yer alacak isimler netleşmeye devam ediyor. Kıbrıslı ilk kadın şairlerden Urkiye Mine Balman ve Kıbrıs Türk şirinde soyut akımın en güçlü temsilcilerinden Fikret Demirağ’ın bronz büstleri Surlariçi Şehir Müzesinde yer alacak. Müzenin, ziyaretçileri ile buluşturacağı “Kıbrıs Türk Yazarları Büst Koleksiyonu”nda, Kıbrıs Türk Edebiyatının ilk romancısı Kaytazzade Mehmet Nazım, Kıbrıs Türk modern romanının babası Hikmet Afif Mapolar, “uzay şairi” olarak anılan Osman Türkay ve çok yönlü bir yazar olan Özker Yaşın’in bronz büstlerinin yer alacağı daha önce açıklanmıştı. Urkiye Mine Balman ve Fikret Demirağ ile birlikte bronz büstleriyle koleksiyonda yer alacağı kesinleşen isimlerin sayısı altıya ulaştı. “Kıbrıs Türk Yazarları Büst Koleksiyonu” yeni isimlerle büyümeye devam edecek.

Kitabı Yayınlanan Kıbrıslı İlk Kadın Şair
Kıbrıslı ilk kadın şairlerden Urkiye Mine Balman, şiir yazmaya okul sıralarında başladı ve ilk şiirini 1940’ta yazdı. Balman’ın ilk şiir kitabı ise “Yurduma Giden Yollar” ismiyle 70 yıl önce, 1952’de yayımlandı. İlk çağdaş şiir akımı olarak kabul edilen ve 1940 ve 1950’li yıllarda kendisini belirgin şekilde gösteren “Hececi-Romantik” akımın en etkili kalemlerinden biri olan Urkiye Mine Balman’ın ilk şiirleri 1943’te yayımlanan ilk antoloji ve seçki olan “Çığ Seçkisi”nde yer aldı. Şair kimliğinin yanı sıra öğretmen olarak da Kıbrıs Türk toplumuna büyük katkıları olan Balman, öğretmenlik görevini sürdürürken şiirden hiç kopmadı.

Çağdaş Kıbrıs Türk şiirine katkı yapan en önemli isimlerden biri olan Urkiye Mine Balman’ın, Kıbrıs’ta Çağdaş ve Yeşilada, Türkiye’de ise Yedigün ve Türk Dili gibi dergilerinde birçok şiiri yayınlandı. Genel olarak serbest türde şiirler kaleme alan Balman, 2017’de Ali Nesim Edebiyat Ödülleri’nde Öncü Şair Ödülü’yle onurlandırıldı. Yakın Doğu Üniversitesi’nden Halide Civil’in şairle röportajlar da yaparak hazırladığı “Urkiye Mine Balman’ın hayatı ve şiir tahlili” tezi 2012’de yayınlandı. Urkiye Mine Balman, 2018’de 91 yaşında hayatını kaybetti.

Kıbrıs’ın İkinci Yenisi
“Kıbrıs Türk Yazarları Büst Koleksiyonu”nda bronz büstü ile yer alacak olan bir diğer Lefkeli şair ise Kıbrıs’ta soyut şiirin en büyük temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Fikret Demirağ. Yayımlanan 20 şiir kitabıyla Kıbrıs Türk şiirinin en üretken şairlerinden biri olarak öne çıkıyor. Demirağ’ın eserlerinde, birçok şiir akımının etkileri görülebilse de ilk dönem eserlerinde “İkinci Yeni”, 1970’ten sonra ise toplumcu şiirin Kıbrıs’taki en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor. Şiirlerinde egzotik, fütürist izler de göze çarpıyor.

Urkiye Mine Balman gibi öğretmen olarak uzun yıllar çalışan Demirağ, Şölen ve Sanat Postası adlı dergiler ile Halkın Sesi ve Yenidüzen gazetelerinin yayınlarına da katkı sağladı. 1989’da emekli olduktan sonra Kıbrıs gazetesinin kültür sanat bölümünde yöneticicilik yaptı.

Behçet Necatigil tarafından “Kıbrıslı sanatçıların en ilginci” şeklinde nitelendirilen Fikret Demirağ’ın şiir ve söyleşileri Varlık, Alaz, Cumhuriyet Kitap, Dost, İnsan, Kedi Şiir Seçkisi, Kurşun Kalem, Kül, Ortam, Özgür Edebiyat, Sincan İstasyonu, Yasak Meyve ve Yenidüzen’de yayımlandı. 1994’te Türk Bankası Kültür Sanat Ödülü’ne, 1995’te ise M. Necati Özkan Kültür Ödülü’ne layık görüldü. Fikret Demirağ, 2010’da İstanbul’da kalp yetmezliği sebebiyle hayatını kaybetti.

Urkiye Mine Balman’ın “Doğduğum Yer” Şiirinden Dizeler…

Uzun yıllardan sonra
Bir Eylül sabahı döndüğümde
Herşey olduğu gibiydi
Rüzgâr fısıldıyordu yine.

Hiçbir şey eksilmemiş odalarda
Yanakları al al
Bir çocuk gülüyor aynada.
Bağdaş kurup oturduğumuz sedir
O eski resim hala duvarda.
Köşede bakıyor aynalı dolap
Eskimiş kırılmış sanki
Kestane pişirdiğimiz mangal

İnce tozlu yollar
Uzaklara taşır hayallerimi.
Coşkun bir doğa, sonsuz güzellik
Doğduğum yer burası
Bir vadi içinde yeşillik.

Lefkoşa 1997

Fikret Demirağ’ın “Aşk İrisi Gözlerinin Posteri” Adlı Şiiri.

Her sabah acemi başlarım, yeniden
acıya ve Aşk’a, Hayat’a ve şiire
her sabah yeni baştan, acemi;
daha bu dünyada söylenecek şarkım çok,
daha acemidir yüreğim, ölüm, dur geri.
Ben ne zaman bir şarkıya başlasam
süsler yüreğimi sevgilimin gözleri.

Süsler acımın bulut delen duvarlarını
sevgilimin Aşk irisi gözlerinin posteri,
ki beni de bekler savunulacak Hayat’ın
ve kavganın ‘ateş altındaki’ siperleri;
daha istemem assınlar ölümün duvarına
yüzünden yeryüzü selleri geçen resmimi,
Hayat’ı severken asmasınlar kimseninkini.

Sevgilim, önümüze ardımıza düşürmeye başladı
‘karanlık’, mermilerini.
Ne zaman bir güzellik sayfası yazmaya dursam,
umutlu bir Aşk’ı, Hayat’ın şiirini,
bir çıkarın ‘mitralyöz’ü durdu ateşe,
ama silemedi bendeki Hayat’ın iyi sesini,
bendeki Aşk irisi gözlerinin posterini.