Dr. Suat GÜNSEL Girne Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nail BULAKBAŞI: “2011 Yılından Beri, Talasemi ve Benzeri Kan Hastalığı Olan Hastalarımızın Güney Kıbrıs Rum Kesimine Olan Bağımlılığını Ortadan Kaldırdık”

Dr. Suat GÜNSEL Girne Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nail BULAKBAŞI, 8 Mayıs Dünya Talesemi Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Açıklamasına, Talaseminin genetik danışma ve taşıyıcıların kontrolü gibi önlemler ile önlenebilir bir hastalık olduğunun unutulmaması gerektiğine dikkat çekerek başlayan Bulakbaşı, “Talasemi veya halk arasında bilinen adıyla Akdeniz anemisi, anne veya babadan çocuklara kalıtsal olarak geçen, önlenebilir bir kan hastalığıdır. Akdeniz ülkelerinin birçoğunda olduğu gibi ülkemizde de ciddi bir halk sağlığı sorunudur.” dedi.

Taşıyıcıların saptanması, genetik danışma ve doğum öncesi tanı konabilmesiyle engellenebilir bir hastalık olmasına rağmen, dünyada her yıl tedaviye ihtiyaç duyan 365.000 talasemili doğum olduğunu ifade eden Başhekim Nail BULAKBAŞIı, Türk Hematoloji Derneğinin verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 1.300.000 talasemi taşıyıcısı ve 4.500 kadar talasemi hastası olduğunu belirtti. Kuzey Kıbrıs Talasemi Derneği verilerine göre ise ülkemizde 1980 öncesi her yıl ortalama 15 talasemili doğum olurken, alınan erken tanı, genetik danışma ve taşıyıcıların kontrolü gibi önlemler ile bu oranıngünümüzde sıfıra indirildiğini söyleyen BULAKBAŞI, “Ancak halen ülkemizde talasemi nedeniyle tedavi gören ve taşıyıcı olduğu için takip edilen ciddi bir hasta grubumuz bulunmaktadır.” dedi.

Tedaviyi Zorlaştıran Başlıca Neden Hastaların Sürekli Kan İhtiyacı Olması

Dr. Suat GÜNSEL Girne Üniversitesi Başhekimi Prof. Dr. Nail BULAKBAŞI açıklamasının devamında şunları kaydetti:

“Talasemi hastalığının tedavisini zorlaştıran ve maliyetini arttıran en büyük etken ise,hastaların ömür boyu her 3-4 haftada bir kan desteğine ihtiyaç duymasıdır. Hastalığa bağlı kansızlığı düzeltmek ve hastaların kan hücrelerindeki oksijen taşınmasını sağlayan hemoglobin düzeylerini belli bir seviyenin üzerinde tutmak için yapılan kan transfüzyonları, vücutta demirin birikmesine yol açar. Başta kalp, karaciğer, hipofiz, tiroid, pankreas ve dalak gibi organlarda biriken demir pigmenti,hücre hasarına yol açarak, hastalarda kalp yetmezliği, şeker hastalığı, gelişme geriliği ve hormonal yetersizlikler gibi problemlerin ortaya çıkmasına neden olur.

Verilen tedavinin etkinliğinin değerlendirilmesi ve hasta takibi genelde yıllık olarak gerçekleştirilen demir birikim ölçümleri ile yapılmaktadır. Bu işlem Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) cihazı ile yapılan, hasta açısından nispeten kolay ama teknik olarak zor ve karışık bir ölçüm yöntemidir. MRG cihazı içerisinde oldukça güvenli bir ortamda, herhangi bir ilaç veya kontrast madde gerektirmeyen, hasta açısından diğer MRG çekimlerinden belirgin farkı olmayan bir çekimdir. Kalp atımı ve solunum tetiklemeli olarak yapılan çekimler, mümkün olduğu kadar rahat bir ortamda ve hastalarımızı fazla yormamaya özen gösterilerek tamamlanır. Bu yöntem ile kalp, karaciğer, dalak ve pankreastaki demir birikimi ölçülür. Genel olarak MRG cihazında olabilen kapalı alan korkusu (klostrofobi) ve MRG cihazına girmeyi engelleyen metal kalp kapağı, insülin pompası, işitme cihazı ve benzeri özel durumlar dışında tüm hastalarımıza başarıyla ve güvenle uygulanabilir. Teknik olarak zor olan kısım ise elde edilen görüntülerden yapılan ölçüm işlemidir. Hastalardan elde edilen görüntüler özel bir iş istasyonunda uygun ölçüm programları ile işlenir, görüntü kalitesi uygun olan hastalarda gerekli ölçümler yapılarak işlem sonuçlandırılır.

Üniversite Hastanemizde Talasemi Hastaları İçin Belli Aralıklarla Kan Bağışları Düzenliyoruz

KKTC vatandaşı olan hastalarımız,MRG ile demir ölçümü için uzun yıllar boyunca Güney Kıbrıs Rum kesimine gitmek zorunda kalırken, Yakın Doğu ve Dr. Suat GÜNSEL Girne Üniversitesi Hastanelerinin açılmasından sonra bu işlemler, benim öncülüğünü yaptığım teknikle, hastanelerimizde yapılamaya başlanmıştır. Bu sayede 2011 yılından beri,talasemi ve benzeri kan hastalığı olan hastalarımızın Güney Kıbrıs Rum kesimine olan bağımlılığı ortadan kaldırılmıştır. Yine sosyal sorumluluk projemiz kapsamında Dr.Suat GÜNSEL Girne Üniversitesi Hastanesi olarak Talasemi hastalarımız için belirli aralıklarla kan bağış kampanyaları düzenliyoruz. Son bağış kampanyamızda,  7 Nisan 2017 günü çalışanlarımız ve öğrencilerimizin katkılarıyla toplanan 29 ünitelik kan bağışı talasemili hastalarımızın tedavisi için Kuzey Kıbrıs Talasemi Derneği’ne teslim edilmiştir.

Dr.Suat GÜNSEL Girne Üniversitesi Hastanesi olarak bu zor ama tedavisi mümkün olan hastalıkla uğraşan tüm değerli hastalarımızın, hem tanı hem de tedavi ve takibinde her zaman yanlarında olduğumuzu buradan bir kez daha hatırlatarak, tüm hastalarımıza sağlık ve esenlikler dileriz.”